Yaşam

Alışverişte en çok yapılan hatalar

Hayatın büyük bir parçasını oluşturan alışveriş tutkusu, beraberinde büyük hatalar getirerek maddi zarara sebep olabiliyor. Alışverişte yapılan hatalar belli başlı başlıklar altında sıralanabilir…

KREDİ KARTI RAHATLIĞI

Kredi kartıyla yapılan harcamanın hacmi genellikle fiziki parayla yapılan harcama hacmini aşıyor. Çünkü kredi kartı kullanımında masraf ne olursa olsun kişi maliyetleri yeteri kadar düşünmüyor. Elinde azalan bir nesne yok. Kişi, soyut ve dokunmadığı parayla ödeyip geçiyor. Bu da daha fazla harcama yapılmasına neden oluyor.

Fiziki para ise ödeme yaparken iki kez düşünmeye itiyor. Tüketici elindeki banknotlar azalırken uyarılıyor. Bu nedenle hesap ekstresi geldiğinde bütçenizi yönetmekte zorlanıyorsanız, alışverişte daha çok nakit kullanmaya çalışın. Alışverişte nakit kullanımda dahi kendinizi kontrol edemiyorsanız yanınıza ihtiyacınız kadar para alın.

‘NİYE KAZANIYORUZ?’ DEYİP ALINAN ANI KARARLAR

Alışveriş yaparken istediğimiz ürünleri, istediğimiz yerden ve uygun fiyattan almayı hedefleriz. Bunun için ürünün fiyatına göre belki de günler öncesinden plan ve araştırma yapmaya başlarız. Olması gereken de bu. Ancak kendimizi bazen gözümüze çarpan bir ürünü hızlıca satın alırken buluruz.

Aslında beynimiz bize yeteri kadar düşündüğümüzü söyler ama birçok değişken nedeniyle illizyonun etkisinde kalmışızdır. Sonuç olarak hiç hesapta olmayan bir ürün almış oluruz. Bu duruma düşülmesine neden olan ve beynimizin bize en büyük oyunu olan soru şudur: “Dünyaya bir kere geldim, niye çalışıyorum ki? Harcamayıp da ne yapacağım?” Sakın bu hataya düşmeyin. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için ‘istek mi?’, ‘ihtiyaç mı?’ sorularını defalarca kendinize sorun. Ihtiyaç da olsa aylık bütçenizi aşmayın!

KULLANILMAYAN ÖZELLİĞE ÇOK PARA ÖDEMEK

Bir ürüne para verirken size hangi özellikleri sunduğuna ve sizin bunları ne kadar kullanacağınıza odaklanmalısınız. Hiç kullanmayacağınız özellik için daha fazla para ödemeyin. Örneğin akıllı telefonlarda en çok kullanılan uygulamalar ve özellikler genellikle eğlence kategorisinde yer alıyor.

Kaliteli fotoğraflar çekebilen, sosyal medya ağlarını sorunsuz şekilde kullanmaya imkan veren ve şık bir tasarıma sahip olan akıllı telefonlar çok sık tercih ediliyor. Ancak herkesin ihtiyaçları ve beklentileri birbirinden farklı olduğundan akıllı telefon almadan önce beklentilerinizi ve ihtiyaçlarınızı belirlemeniz gerekiyor.

REKLAM YÜZÜ, ÜNLÜ ETKİSİ

Ünlüler birçok kişinin rol modeli haline gelebiliyor. Bu kişilerin ürün tanıtıcı reklamlarda oynaması, söz konusu ürünlerin tercihinde de önemli faktör. Bu durum özellikle satın alınacak ürün konusunda sınırlı bilgisi olanları etkiliyor. Yani ürünün özelliği ve fiyatından çok sırf ünlü faktörü nedeniyle tercih söz konusu oluyor. Fakat rol model ne kadar başarılı ve etkili olursa olsun, onun sunduğu ürünler her zaman en iyi seçenek olmayabilir. Bu gibi durumlarda ünlü ile ürünü ayrı değerlendirin.

TECRÜBE ETMEYİ DENEYİN

Emsal ürünlerden pahalı olanların kalite açısından daha iyi olduğu algısı yıllardır kafamıza yerleşmiş halde. Bu durumda farklı bir üreticinin aynı kalitede üretimi daha düşük maliyetle yapabileceğine kendimizi asla ikna edemeyiz.

Algımız iki kat pahalı olan ürünün iki kat iyi olacağı şeklinde oluşmuştur. Bu durum, tecrübe edene kadar değişmez. Daha pahalı ürünlere ilginin ardında tatmin duygusu da yatıyor. ‘Pahalı olan iyi’ algısı özellikle elektronik cihazlarda öne çıkıyor. Oysa benzer özellikteki farklı markalar aynı performans ve kullanım ömrü sunuyor.

BAĞIMLILIKTAN KURTULUN

Biri piyasaya yeni girmiş oluyor diğeri piyasada yıllarca pazar payı kapmış oluyor. Rekabet daha kaliteli ürünün daha düşük fiyata satılmasını sağlayabiliyor. ‘Yani düşük fiyatlı olan kalite yoksunu’ algısı her zaman geçerli değil. Yine akıllı televizyonlardan örnek verelim.

Ülkemizde dünya markalarına panel üreten firmalar var. Aynı paneli kendi televizyonlarında da kullanıyor. Yani görüntü kalitesi arasında fark yok ama fiyatı ucuz. Bu yüzden ‘kalitesiz’ diyemeyiz. Daha az ödeyerek kaliteyi yakalamak mümkün. Bu açıdan marka bağımlılığından kurtulup ezberlerimizi değiştirmeliyiz.

ARAŞTIRMIYORUZ

İnternetten alışveriş alışkanlıkları son yıllarda zirve yapmış durumda. Alışveriş sitelerinin tanıtım ve kampanya taktikleri, aniden karşınıza çıkan reklamlar bazen hiç araştırma yapmadan tek tıkla ürünü sipariş vermenize yol açabiliyor. Elbette cayma hakkı, iade vs. var. Ama bunlar zaman alan ve can sıkan şeyler.

O nedenle ürünün özelliklerini araştırın, yorumları okuyun ve en önemlisi fiyat karşılaştırması yapın. Bazen 5-6 bin liralık bir üründe 1.000 liraya varan fiyat farkı olabiliyor. Ürün araştırma işini refleks haline getirin. Çarşıda, pazarda sebze ve meyve dahi alsanız bu alışkanlığınızdan vazgeçmeyin.

‘BÜYÜK İNDİRİM’ LAFIYLA DAĞILAN DİKKATLER

Cazip seçenekler sunduğunu iddia eden kampanyaların sizi esas odağınızdan uzaklaştırmasına izin vermeyin. Tabi indirimleri de incelemeden geçmeyin. Söz konusu indirimlerin hesapta olmayan bir harcamaya da davetiye çıkarmasına müsaade etmeyin. Tek bir ayakkabı için çıktığımız bir alışverişte, ‘3 al 2 öde’ gibi bir kampanya yüzünden ihtiyaç fazlası ürüne daha çok ödeme yapılıyorsa, bu doğru bir strateji olmayacaktır.

LİSTE YAPMAMAK

Temel olarak yapılan en büyük hata; alışverişe, hazırlıksız ve listesiz çıkmaktır. Kampanya ve indirim stratejilerinden daha az etkilenmek için alışveriş listesine sadık kalmaya çalışın. Ihtiyaçlarınızı isteklerinizin önüne koyun. Liste yaparken olası maliyetleri, taksit ya da peşin ödeme durumunda aylık gelire ve birikime göre yaşanabilecek sıkıntıları yazın. Kendinize çizdiğiniz bütçe sınırlarını da aşmamaya dikkat edin.

Kaynak: Haberler.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir